Tekrar Gösterim: Adanaspor 1980-81

12 Eylül’ü, Anadolulu gol kralları, yokları oynayan üç İstanbullusu, garip fikstürü ve Toros Kaplanları’yla 1980-81 sezonu unutulmazdı! 


Türkiye 1. Ligi’nde 1980-81 sezonunun üçüncü haftası oynanmıştı. Beşiktaş, Bursaspor’a 5-0 yenilmiş, Galatasaray 2 puanıyla küme düşme potasının hemen üzerinde yer almış, Fenerbahçe bir galibiyet ve iki beraberlikle beşinciliğe tutunmuştu. Son şampiyon Trabzonspor ise dördüncülükte yer alıyordu. Zirve mi? Lider Zonguldakspor, ikinci ve üçüncü Adanaspor ile Rizespor’du; gol krallığı tahtındaysa Adanasporlu Ahmet oturuyordu.

Sezon sonunda bu tabloda değişmeyen tek şey Adanaspor’du! Turuncu-beyazlılar, ligi bir kez daha şampiyon olan Trabzonspor’un ardında ikinci sırada tamamlamıştı. Galatasaray, Akdeniz takımıyla uzun bir süre ikincilik mücadelesi verip üçüncülüğe razı olmuş, ilk devre sonunda küme düşme korkusu yaşayan Beşiktaş beşinci olurken, transfer döneminin fiyakalı takımı Fenerbahçe o meşhur “averajla kümede kaldığı” yılı yaşamıştı. Gol kralının ismi değişmiş, takımı aynı kalmıştı: Beşiktaş’ın Adanaspor’a kiralık olarak verdiği santrfor Bora Öztürk, 15 golle tahtı arkadaşından almıştı.

Aslında 1980-81 sezonu baştan aşağı ilginçliklerle doluydu. Örneğin; söz konusu üçüncü hafta maçları oynandıktan üç gün sonra 12 Eylül Darbesi yapılmış, sivil iktidar koltuğunu askerlere devretmiş, tüm spor müsabakaları bir hafta ertelenmişti. Araya bir de İzlanda’yla oynanan (o günlerde sık sık olduğu gibi yine kaybedilen) milli maç girince dördüncü hafta ancak 27 Eylül’de oynanabilmişti. O sezonun sonunda Türkiye’nin Avrupa kupalarına gönderdiği takımların hiçbiri İstanbul’dan değildi; Federasyon Kupası’nı 2. Lig takımı Ankaragücü almıştı. Bir başka ilginçlik; Bora Öztürk’ün 15 golünün beşini Rizespor’u 6-1 yendikleri maçta bulmasıydı!

Ekran Resmi 2016-06-23 14.48.24

Fikstür de bir garipti. Örneğin; lider ve ikinci, Trabzonspor ile Adanaspor önce 15’inci haftada, ardından da 21’inci haftada karşılaşmıştı. Yılın sonunda Trabzonspor’un 5 puan arkasındaki ikinci Adanaspor ile küme düşen Rizespor (üçüncü haftanın üçüncüsü!) arasında yine 5 puan vardı! O sezon, Türkiye 1. Ligi’nin en fantastik sezonlarından biri olmaya adaydı. En iyisi her şeyi en baştan anlatmak…

“Nerede kaptan Cemil, Hüseyin, Necdet, Serdar, Faruk, Ali Kemal?”
“Bana ‘Kim şampiyon olur?’ diye soruyorlar” diyordu Fenerbahçe teknik direktörü Friedel Rausch. “Kim iyi oynarsa o şampiyon olsun. Tabii en iyi futbolu Fenerbahçe’nin oynamasını istiyorum ve bunu bekliyorum da” diyerek iddiasını ortaya koyuyordu. Sezonun yıldız transferi olan Alman teknik adam hazırlık döneminde Avrupa’da dokuz farklı takımla maçlar yaptıklarını, bu sayede Avrupalıların futbol anlayışına tanık olduklarını, yıl içinde de aradaki boşluklarda Almanya’ya giderek özel maçlar oynayacaklarını söylüyordu. “Bizim için bugün değil, yarın önemli. Yarın iyi olabilirsek, o zaman istediğimiz futbolu oynar, amacımıza ulaşırız.”

Sarı-lacivertliler 195 milyon liralık transfer piyasasında 25 milyon lira harcayarak birinci sırada yer almıştı. Sezonun bombasını da 10 milyon liralık önceki sezon ikincisi Zonguldaksporlu İsa Ertürk transferiyle patlatmışlardı. Yönetim, takımın şampiyon Trabzonspor’un 4 puan gerisinde kalmasını başarısızlık olarak görüp bu yatırımları yapmıştı. Sonuç belli: 29 puan, 10’unculuk ve averajla lige tutunmak. O yıl tam beş takım 29 puan toplamış, zayıf halka Rizespor olmuştu!

Beşiktaş içinse bitmek bilmeyen bir yeniden yapılanma dönemi yaşanıyordu. Takım bir önceki sezon 11’inci olmuş, yeni sezonda tam üç kez teknik direktör değiştirmek zorunda kalmıştı. Metin Türel’le başlanan sezona Enver Katip ve Dorde Milic’le devam edilmiş; bu döngünün neticesi, felaket geçen ilk yarının ardından sezon sonunda gelen beşincilikle alınmıştı. Dahası, Milic’le devam eden siyah-beyazlılar, ertesi yıl şampiyonluğa ulaşmıştı.

Galatasaray ise Brian Birch yönetiminde kazanılan üst üste üç şampiyonluğun ardından zirveyi unutmuş, tekrar İngiliz teknik direktöre sığınmıştı. “Galatasaray şimdi kötü olabilir ama bu yıl iyi olacağı inancındayım” diyen başkan Ali Uras, Florya Tesisleri’ni yapmaya odaklandıklarını, transferde yüksek meblağlar harcamadan başarı kovaladıklarını ve mali olarak toparlanmaya çalıştıklarını söylüyordu. TSYD Kupası maçında Fenerbahçe’ye 5-0 kaybedilmesi Uras’ı da tüm taraftarlar gibi üzmüştü ama yıl içinde sarı-lacivertlileri iki kez yenmeyi başardılar, üçüncü oldular, bir nebze olsun geleceğe tutundular.

IMG_0754

Üç İstanbul takımı da sezon başında sancılıydı. Spor basını biraz Fenerbahçe’ye prim veriyor, Beşiktaş ve Galatasaray’da sürpriz yapacak potansiyel görmüyordu. Sezonun kesin favorisi son şampiyon Trabzonspor’du. Aslında Karadenizliler de sıkıntılıydı. Başkan Ahmet Celal Ataman’ın kurduğu “Eski yeni demeden tüm arkadaşlar kafa kafaya verip Trabzon’un gücünü bir kez daha göstereceğiz” cümlesindeki “eski yeni” ifadesi boşuna değildi. Şenol Güneş’in şu sözleri bordo-mavililerdeki zorunlu değişimi ve sıkıntıyı ortaya koyuyordu. “Düşünüyorum da, Türkiye 1. Ligi’ne kimlerle çıktık? Bir Anadolu takımı olarak kimlerle Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık kupalarını kazandık? 1980-81 sezonuna kimlerle katılıyoruz? Nerede kaptan Cemil, Faruk, Bekir, Kadir, Ali Kemal, Hüseyin, Necdet, Mehmet Ekşi, Orhan ve Serdar? Hepsi gittiler!” Ama hem Güneş, hem de teknik direktör Özkan Sümer bu durumun nasıl düzeleceğini biliyorlardı. Sümer’in “Trabzonspor’un özelliği eksikliklerini kendi bünyesinden giderebilmesidir” sözleri kulübün anlayışını ortaya koyuyordu. O eksikliklerini giderdiler ve bir kez daha şampiyon oldular.

Peki Adanaspor? Bir önceki sezonu Beşiktaş’tan 2 gollük averaj üstünlüğüyle 10’uncu sırada tamamlamışlar, takımı da 1972 ile 1974’te olduğu gibi Gündüz Tekin Onay’a emanet etmişlerdi. Ezeli rakipleri Adana Demirspor’la birlikte hedefleri aslen kümede kalmaktı. Zonguldakspor’a 3-0 yenilerek, son sırada başladıkları sezonda bir anda açılmışlar; sırasıyla Orduspor, Galatasaray, Kocaelispor ve Beşiktaş galibiyetlerini almışlardı. Altay’la giriştikleri 3-3’lük gol düellosundan sonra Boluspor’u yenip Fenerbahçe’ye yenilmişler ama bir kere Trabzonspor’un peşine takılmışlardı işte. Sezonun ikinci yarısında Galatasaray’la çekiştiler, şampiyonluk hayalleri kurdular, olmayacak puanları kaybedince tarihlerine en şanlı sayfayı ikinci olarak yazdılar.

“Başlangıçta topladığımız puanlar, hedefimizi aşacağımızı gösteriyor”
Geride kalan yedi haftanın ardından Adanaspor teknik direktörü Gündüz Tekin Onay, o sezon farklı bir şeyler yapabileceklerini hissetmişti. “Ligin ilk yarısını 16, 17 puanla kapatmayı amaçlamıştık. Ancak başlangıçta topladığımız puanlar, önceki hedefimizi aşacağımızı gösteriyor.” Onay ayrıca takımın yedek oyuncularının da en az oynayanlar kadar formda olmasından mutluluk duyduğunu söylüyordu.

FB_IMG_1466512225418

“İlk devreyi lider bitiririz” diyen Rausch’un Fenerbahçe’si bir hafta sonra liderliği yakalıyor ama Mersin İdmanyurdu’yla deplasmanda berabere kalıp dokuzuncu haftada liderliği kaybediyordu. Sonrasında serbest düşüşe geçeceklerdi! Trabzonspor artık liderliğe ulaşmış, ligin en çok maç kazanan takımı Adanaspor ikinciliğe demir atmıştı. Bordo-mavililer o saatten sonra zirveyi hiç bırakmadı. Turuncu-beyazlılarsa önce Fenerbahçe’yle, ardından sezona kötü girse de zamanla toparlanan Galatasaray’la mücadele etti. Trabzonspor’a çok yaklaşamadılar; puan aralığı 14’üncü haftadan sonra 3 ile 6 arasında çakılı kaldı. Karadeniz ekibi eskisi kadar güçlü görünmüyor, sık sık puan kaybediyordu. Akdenizliler de ligin ilk yarısında dokuz galibiyet alsa da sonraki 15 maçta sadece dört kez kazanarak şampiyonluğa yaklaşamadı. Sezonun ilginçliklerinden biri olarak bu galibiyetler onlara ikinciliği getirdi.

“Bu son maçla ligdeki iddiamızdan önemli şekilde uzaklaşmış olduk”
Adanaspor’un o yıl şampiyon olamaması bazı maçlarda yaşadıkları hayal kırıklıklarıyla açıklanabilir. İlk büyük darbeyi 15’inci haftada Trabzon’da aldılar. Maçın 86’ncı dakikasında Trabzonsporlu Sinan’ın şutu Adanaspor’un sonradan milli formayı da giyecek kalecisi Malik’i geçmiş ama savunmadan yetişen Timuçin’in müdahalesiyle ağlarla buluşamamıştı. Ama hakeme göre top çizgiyi geçmiş ve bordo-mavililer 1-0’ı bulmuştu. Yardımcı hakem Ali Yazıcı, orta hakem Emin Tuncalı’yı uyarmış ve golün verilmesini sağlamıştı. Adanasporlular itiraz etti, o hengamede vurduğu top Trabzonsporlu bir futbolcuya çarpınca Timuçin kırmızı kart gördü, Adanaspor teknik direktörü Gündüz Tekin Onay sinirle sahaya girdi…

“Olayı yatıştırmak için sahaya girdim” diyerek sonrasında yaşananları anlatıyordu Onay. Kimileri onun hakeme vurmak amacıyla sahaya girdiğini iddia etmişti. “Amacım bir oyuncumun daha kırmızı kart görmesine engel olmaktı. Hakeme yumruk atmak için sahaya girmiş olsam bunu yapabilirdim. Hakeme ‘Cinayet işliyorsunuz. Böyle giderse maçı bitiremezsiniz’ dedim.” Onay, Fenerbahçe ve Altay maçlarında aleyhlerine haksız penaltılar verildiğini, Bursaspor maçında da ofsayttan gol yediklerini hatırlatıyordu. “Bu yüzden iddiamızdan uzaklaşmış olduk.”

Sezonun ilk yarısı bu tartışmalı maçla bitmiş, Adanaspor liderin 6 puan gerisinde kalmıştı. Sonrası tam anlamıyla Mehteran yürüyüşü! Trabzonspor puan kaybederken Adanaspor da kaybetti, Karadenizliler kazanırken Akdenizliler de kazandı. Puan farkı biraz düşüyor, Adanalılar ümitleniyor, sonrasında hemen artıyordu. İki takım 21’inci haftada karşılaşıp kazanan Adanaspor olduğunda fark 3’tü.

Gergin ama olaysız geçen maçı kazanan Adanaspor’da Gündüz Tekin Onay keyifliydi. “Lider Trabzonspor bu ise biz onu yakalarız!” diyor, iddialı konuşuyordu. “Trabzonspor, Adana’da sergilediği oyunla liderliğini sürdüremez.
Ligin lideri mutlaka değişecektir.”

Ama bu mutluluk bir sonraki maçlarda yok oldu. Beşiktaş’la İstanbul’da karşılaşan Adanaspor sahadan 3-0 yenik ayrılırken, Trabzonspor evinde Boluspor’la 1-1 berabere kalarak farkı yine 4’e çıkarıyordu. Devamında Adanalılar tam anlamıyla durdu. Altay ve Boluspor’la golsüz, 2-0 öne geçtikleri maçta Fenerbahçe’yle 3-3 berabere kaldılar. Gaziantepspor’a 1-0 yenildiklerinde bile puan farkı yine 4’te kaldı ama gerilere düşen Fenerbahçe’nin yerini toparlanan Galatasaray almış, ikinciliği kapmıştı.

Ertesi hafta sezonun gol kralı belli oldu! Rizespor’u 6-1 yenen Adanaspor gollerinin beşini Bora Öztürk atmış, bir anda krallık yarışının zirvesine çıkmıştı. İlk golü henüz 5’inci dakikada bulan Bora, 33’teki golüyle devreyi iki golle tamamlamış; 66, 77 ve 84’üncü dakikalardaki vuruşlarıyla da tarihe geçmişti. Bora, Adanaspor’dan Beşiktaş’a gelmişti. Siyah-beyazlılar iki sezon önce yine Adanaspor formasıyla gol kralı olan Özer’i almışlar ve Bora’yı Adana’ya yollamışlardı. Sonrasında Bora ile Özer yine yer değiştirdi!

kenan-evren-ankaragucu-nu-super-lig-e-cikardi-7293776_5898_m

Bu kör topal şampiyonluk yarışı Trabzonspor’un zaferiyle sonuçlandı ama Adanaspor için daha üzücü olan bu başarının devamının gelmemesiydi. Bir sonraki yıl UEFA Kupası’nda sahaya çıkan, Inter’e kafa tutmaya çalışan takım değil Türkiye’de, Adana’da bile geri planda kalmaktan kurtulamadı. Bugünlerin spor spikeri ve yorumcusu, 1970’li yıllarda takımın maskotu, Toros Kaplanları lakabının isim babası, Gündüz Tekin Onay’ın oğlu Güntekin Onay, “Sıcağıyla, Acısıyla Adana Futbolu” kitabında o günleri şöyle anlatıyordu: “Hiç unutmuyorum, son hafta şehirde inanılmaz bir ambiyans vardı. Adana Demirspor için kader maçıydı. Şampiyonluğu garantilemiş Trabzonspor’u yenerse kümede kalacaklardı. Çocuk aklımla kendi kendime diyorum ki, ‘Biz ikinciyiz, bunlar 16’ncı falan ama şehir lacivert-mavi!’ Demirspor 3-2 kazandı, insanlar sokaklara döküldü, karnaval gibi kutlamalar oldu. Bizim lig ikinciliğinden daha fiyakalıydı!”

Bugün sıradan bir futbolsevere “Adana’nın en iyi takımı hangisidir?” diye sorduğunuzda çoğunlukla Adana Demirspor yanıtını alırsınız. Oysa ligde ikincilik ve dördüncülükler kazanan, UEFA Kupası maçı oynayan, gol kralları çıkartan Adanaspor sportif anlamda Adana Demirspor’u geride bırakır. Ama şehir insanı daha çok Demirsporludur. Gönüllerini kaptırmışlar bir kere! Biraz da bu yüzden Adanalıların 1980-81 sezonundaki hikayesi biraz kısa kaldı. Belki yeni nesil Adanaspor daha güzelini ve uzununu yazar. 

Yazı Erdem Kabadayı

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply