Top 5: Devre arası hatası

İkinci yarı için takımınıza alacağınız oyuncuları dikkatli seçin; yoksa herkese rezil olabilirsiniz!

Sayed Moawad (Al Ismaily-Trabzonspor)

Eğer bu ismi Google’a bakmadan hatırlıyorsanız futbolla gerçekten de yakından ilgileniyorsunuzdur! 2007– 08 sezonunun devre arasında ülkemize gelen Mısırlı oyuncuyu elinde Trabzonspor atkısıyla havaalanında görenler bile, bordo-mavili ekibin yeni transferini karşılamak için orada bekleyen bir taraftar zannetmiş! Sadece dört maç, yeşil çimde toplam 197 dakika ve eve dönüş; Moawad’ın Karedeniz macerasının ana başlıkları bunlardan ibaret!

Marius Maldaraşanu (Rapid Bükreş- Beşiktaş)

Rumen oyuncunun Beşiktaş’ta bıraktığı en derin iz, 100’üncü yılda takımda yer alan oyuncuların isimlerinin tek tek söylenerek hazırlanan özel şarkıyı sabote etmesiydi! Onun haricinde zaten sakatlandığı için fazla oynama şansı da bulamadı. Öte yandan sakatlandığı için yerine transfer edilen Federico Giunti ise kısa sürede siyah-beyazlı taraftarın sevgilisi olmayı başardı. Maldaraşanu bir gün otobiyografisini yazacak olursa İstanbul’dan çok sık bahseder mi dersiniz?

Vladimir Besçastnih (Spartak Moskova-Fenerbahçe)

Ne kadar yetenekli olursa olsun “Uche”yi bile nasıl telaffuz edeceğini çözmesi yıllar süren bir ülkeye gelmesi herkes için bir trajediydi! Oğuz Çetin’in ısrarıyla ve büyük beklentilerle alındı ancak oynadığı 12 maçta sadece bir gol atabildi. Böyle olunca sezonu şampiyon Beşiktaş’ın 34 puan gerisinde bitiren sarı-lacivertli ekibin gelecek planlarında yer alması zaten mümkün değildi.

Ahmed Barusso (Roma-Galatasaray)

Bir orta saha oyuncusu olarak takımınızın formasıyla Avrupa kupalarında oynadığınız her maçta gol atmak büyük bir başarıdır. Tabii söz konusu maç sayısı “1”le sınırlı ve attığınız gol de 5–1 kaybedilen bir maçta penaltıdansa işler değişir! 2007–08 sezonunun ikinci yarısını Galatasaray’da geçiren Barusso, fiziğiyle bir futbolcudan ziyade “bir futbolcu yutmuş bir futbolcu”yu andırıyordu! Büyük beklentilerle geldi, büyük hüsran yaratarak ülkemizden ayrıldı.

Ionut Lutu (Universitatea Craiova-Galatasaray)

Rumen bir oyuncuysanız size takılabilecek lakaplardan biri “Yeni Hagi”, Türk bir oyuncuysanız da “Yeni Rıdvan”dır. Lutu hem Rumen olduğundan hem de Türkiye’ye geldiğinden dolayı bu iki lakaba birden uygun görülme lanetiyle yüzleşti! İçinde iki efsane isime benzeme potansiyeli de taşımadığından ötürü silinip gitti. 1997–98 sezonunun ikinci yarısında bu yakıştırmaların göl- gesinde geldiği Galatasaray’da sadece üç maça çıktı ve değil gol atma, topa dokunma fırsatı bile bulamadan ülkemizden ayrıldı!

FFT

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş