TOP 5 | Süper Lig’de şikayetçi olduğumuz konular

Süper Lig maçlarını izlerken öyle anlar geliyor ki saha ve ekran başındaki taraftarlar aynı şeylere itiraz edebiliyor!

1- Yerde yatan oyuncu

Ligimizde en meşhur zaman geçirme yöntemi olarak kabul edilen bu hareket, etik bir davranış olmasa da oyuncular tarafından sıkça uygulanıyor. Hatta önde olan takımın teknik ekibinden de saha içine zaman geçirme yöntemi olarak “Yatın” talimatı geliyor.

Tribündeki on binlerce taraftar ve ekranları başındaki yüz binler hatta milyonlarca taraftarı hiçe sayarak yapılan bu eylem, oyunun durmasına sebebiyet vererek oyun zevkini dibe çekiyor. Özellikle son dakikalarda abartılı bir şekilde yerde kıvranan ve taç çizgisine 50 cm uzaklıkta olan oyuncunun dışarı çıkmamasına rağmen düdük çalarak oyunu durduran hakemlerimiz de bu olaya futbolcuları teşvik ediyor.

2- Hakemlerimizin düdük çalma aşkı

Futbolda; hakem adalet, düdük adaletin sesidir. Hakemlerimiz her ne kadar iyi niyetli olsalar da bazen futbolculardan rol çalıp alkışı en çok alan taraf olmak istiyorlar.

Sıradan ikili mücadelelerde düdük çalıp oyunun akışına çomak sokmak, tam duran top kullanılacakken düdük çalıp itişme yaşayan oyuncuları yanına çağırarak derin bir sohbete dalmak, avantajı oynatmak yerine akan oyunu baltalayarak düdük çalmak… Hakemlerimizin düdük çalma sevdasını engellemek istemeyiz ama tadında düdük iyidir!

3- Set oyununda ağır paslaşmalar

Hızlı kontranın doğru oynanmadığı ya da becerilemediği ligimizde, hücum yapan takım yavaş kaldığı için set oyununa karşı atak yapmak zorunda kalıyor. Aslında bu set oyunun oluşmasında bir çok etken sebep olarak gösterilebilir.

Daralan alandaki set oyununda, dikine pas ve oyunun yönünü hızlıca değiştirmek esas öneme sahipken, ligimizde bu şablonu göremiyoruz. Zaten sete dönmüş ve oyun metrajının 25 metrelere çekildiği alanda takımlarımız, topu ayağında tutma ve ağır paslaşmalarla topu kanada sıkıştırma gayretindeler. Hâl böyle olunca da oyun hızının esamesi okunmuyor bile!

4- Orta açma sevdası

Topu alıp dikine gitmek mi? Hayır, hayır burası Süper Lig! Eğer takımınız 3’üncü bölgeye geçişlerde genel olarak kanat oyuncularını kullanıyorsa yarı Türk kulübüdür. Eğer kanatlardan gidip havadan orta açıyorsa özbeöz Türk takımıdır!

Defansif orta saha ve stoperlerin sert müdahalelerinden kaçmak ve de pivot forvetin hava topu özelliğinden faydalanmak gayet doğal bir taktiktir. Ancak, bunu ligin geneline yaymak hatta her maç yapmak, seyir ve göz zevkini oldukça bozuyor. Yapılan ortaların sürekli havadan olması da ayrı bir konu başlığı olarak değerlendirilebilir. Artık modern futbolda çizgiye inip yerden orta açmak da büyük önem arz ediyor. Ama bunu denemektense hemen orta açmak enerjiyi korumak adına futbolcularımıza daha mantıklı geldiği için sıfıra inmekten kaçıyorlar.

5- Kondisyon eksikliği

Takım fark etmeksizin 70’inci dakikadan sonra koşmakta zorlanan ve orta sahayı ağır adımlarla geçen oyuncular gözünüzde canlandı değil mi? İşte bu yüzden Premier Lig’de “Fergie time” olarak da anılan uzatma dakikalarında depar atan oyuncuları görünce hayıflanıyoruz!

Yalnızca Türk oyuncularda değil, ülkeye transfer edilen yabancı oyuncularda da bunu kolaylıkla görebiliyoruz. Yakın geçmişe baktığımızda fit bir şekilde gelip göbek bağlayarak dönen birçok ünlü futbolcu oldu. Sebebi ise; ülkenin ağır oyununa tempo uydurup sert bile sayılamayacak idmanlardan sonra müthiş Türk mutfağının tadını çıkarmak!

Yazı: Burak Özgül 

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş