Tüm zamanların en iyi futbol takımları serisi -1

Catenaccio uzmanlarından total futbol dehalarına; futbol tarihi birçok harika takıma sahne oldu. Bizler de bu takımlar arasında ince eleyip sık dokuyarak bir liste oluşturduk!

Nottingham Forest (1977 – 1980)
Başarıları: İki Şampiyon Kulüpler Kupası, bir lig şampiyonluğu, iki Lig Kupası

Takım halinde bu kadar başarılı olup üst üste iki Şampiyon Kulüpler Kupası zaferi kazanabilen kaç ekip var ki? Brian Clough ve Peter Taylor; acımasız, keyif veren ve gizemli bir iyi polis-kötü polis anlayışıyla oyuncular üzerinde olağanüstü bir korku yarattı.
Forest son derece etkili olan bu anlayış sayesinde 1977-78 sezonunda şampiyon olarak, bir alt ligden gelip daha çıktığı sene bunu başaran dördüncü (ve sonuncu) takım unvanını elde etti. Avrupa’da da başarılı bir görüntü çizerlerken 1978-1979 sezonunda son şampiyon Liverpool’u ilk turda elemeyi başardılar. Taylor’un esrarengiz karakteri iş başındaydı; 1980’de oynayacakları çeyrek final maçı öncesi Alman oyuncuların otoparkta ne kadar tedirgin olduğunu gördüğünde, Forest’ın Dinamo Berlin’i eleyeceğini söylemişti ve yanılmadı. Forest, topla olduğu kadar topsuz oyunda da etkiliydi ve bunu, Malmö ve Hamburg karşısında aldıkları 1-0’lık iki Şampiyon Kulüpler Kupası final zaferiyle ispatladılar.

Takımın Picasso’su John Robertson, efsane Enzo Bearzot’u etkilemişti: “Topu aldığında bir şeyleri yoktan var edebilir.” Forest’ın başarısını en iyi Gary Miles özetliyordu; 18 yaşındaki oyuncu, 1980’de Hamburg’la oynanan finalin 10’uncu dakikasında orta sahaya kaydırıldı. Bu hamle, rakibin tüm dengesini bozdu ve Miles harika oynadı.

En iyi 11:  Shilton, Anderson, Lloyd, Burns, Gray, Francis, Bowyer, McGovern, Robertson , Birtles, Woodcock

Budapeşte Honved (1950 – 1955)
Başarıları: Dört lig şampiyonluğu

Honved-MTK: 9-7. Bu tip skorlar, insanların neden 1950’lerde Honved maçlarını izlemek için can attığını açıklayabilir. İngiltere’yi Wembley’de 6-3’le deviren milli takımın mimarı Gusztav Sebes’in çalıştırdığı Macar temsilcisi, Brezilya’nın 1958 Dünya Kupası zaferi ve Rinuc Michels’in total futboluna ilham veren taktikleri uygulamıştı.

Topsuz oyundaki hareketleri, pozisyon değişmeleri ve akıllıca paslaşmalarıyla adeta bu gezegenin dışından gelmiş bir takım görüntüsündeydiler. Bunu yapabilmelerinin en büyük sebebi de; kadrolarında Ferenç Puşkaş gibi her maçı başlamadan önce zihninde oynayan bir oyuncuya, Sandor Koçsis gibi yetenekli bir golcüye, Jozsef Bozsik gibi oyun görüşü son derece yüksek bir oyun kurucuya, Zoltan Czibor gibi süratli bir kanat oyuncusuna ve Gyula Grosics gibi bir libero-kaleciye sahip olmalarıydı. Takımın en geri planda kalmış oyuncularından Gyula Lorant bile Almanya’yı çalıştırdığı dönemde alan savunmasını uygulayan ilk isim olmuştu. Yedi yılda beş kez lig şampiyonu olarak Macaristan futbolunu domine etmişlerdi ama İkinci Dünya Savaşı sonrası takım ne yazık ki dağıldı. 1956’da meydana gelen Macar ayaklanması, Honved’in ilk Şampiyon Kulüpler Kupası deneyimini alt üst etti. Normal koşullarda Puşkaş ve arkadaşları, ilk maçta alınan 3-2’lik Athletic Bilbao yenilgisinin üstesinden rahatlıkla gelebilirdi. Ancak ülkede yaşanan karmaşa sebebiyle rövanş maçı Brüksel’de oynandı ve 3-3 beraberlikle sonuçlandı. Takım dağılmıştı ama buna rağmen Avrupa futbolunda iz bırakmayı başardılar.

En iyi 11: Grosics, Rakocz, Lorant, Banyai, Boszik, Kotasz, Budai II, Kocsis, Tichy, Puskas, Czibor

FFT

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş