Tüm zamanların en iyi futbol takımları serisi -2

Catenaccio uzmanlarından total futbol dehalarına; futbol tarihi birçok harika takıma sahne oldu. Bizler de bu takımlar arasında ince eleyip sık dokuyarak bir liste oluşturduk!

Borussia M’gladbach 1970-1979
Başarıları: Beş Bundesliga, iki UEFA Kupası, bir Almanya Kupası

Mucize bir hikâyeleri var. Brian Clough’ın Forest’ta başardıkları bile bu küçük takımın yükselişi kadar etkili değildi! Belki de mucize değil, kaderlerinde yazılıydı. Ne de olsa savaş sonrası dönemde oyuncular yerel kulüplerde oynamayı tercih ederken, Batı Almanya formasıyla 1972 Avrupa Şampiyonası’nda zafere ulaşacak ekipte yer alan beş oyuncunun 15 kilometre çapında bir bölgede doğmuş olması tesadüf olamaz! Jupp Heynckes, Günter Netzer, Berti Vogts, Horst-Dieter Hottges ve Erwin Kremers; hepsi Mönchengladbach’ta oynuyordu.

Bu oyuncular, aynı zamanda Alman ekibini 1960’larda üne kavuşturan ekibi oluşturuyordu. Ancak bunu bir adım ileri taşıyan,iyi bir takım yaratmanın ötesinde bugün bile bir efsane olarak anlatılan bir ekip ortaya çıkaran kişi teknik direktör Hennes Weisweiler’di. Takıma o kadar hücuma yönelik futbol oynatıyordu ki Netzer bile savunmaya önem vermesi için yalvarmak zorunda kalmıştı! Ayrıca yıldız oyuncularını başka kulüplere sattıktan sonra bile (Netzer’i Real Madrid’e göndermişlerdi) hiç kimsenin bakmaya tenezzül etmediği yerlerden ucuz yetenekler buluyordu (Danimarkalı Allan Simonsen gibi).

Mönchengladbach o dönem üç kez üst üste Şampiyon Kulüpler Kupası’nı müzesine götüren Bayern Münih’e meydan okumuş ve Bavyeralı rakibinden daha fazla lig şampiyonluğuna ulaşmıştı. Orta saha oyuncusu Horst Wohlers bunu “mucize” olarak nitelendiriyordu.

En iyi 11: Kleff, Sieloff, Vogts (sağda), Wittkamp, Klinkhammer, Bonhof, Netzer, Wimmer, Jensen, Heynckes, Simonsen

Dinamo Kiev 1985-1987
Başarıları: İki Sovyet Ligi, iki lig kupası, bir Kupa Galipleri Kupası

Aslında Dinamo Kiev’in bu listede olmaması gerektiğini düşünebilirsiniz. Ukrayna ekibi, Şampiyon Kulüpler Kupası’nda yarı finalden öteye gidemedi. Dağılmadan önce Sovyet Ligi’nde üst üste şampiyonluk yaşamadı. Igor Belanov ve Oleg Blokhin, Ballon d’Or ödülünü kazanmış olabilir ama çok da gösterişli oyuncular değillerdi. Buna rağmen Dinamo’nun modern futbolda yarattığı etki, istatistiklerin ötesine geçti.

Günümüzdeki gibi istatistikleri en ince detayına kadar ortaya çıkaran teknolojik araçlar yokken, Valeriy Lobanovski mantıksal ve bilimsel analizi futbola dâhil eden ilk isim oldu. Dinamo’da üç farklı dönemde görev yaptığı 20 yıllık süreçte üç harika takım yarattı.

“Oyuncularım maçlardan sonraki sabahları kapılarında bütün sayıların yazılı olduğu bir kâğıt bulacağını bilir” diyordu efsane çalıştırıcı. “Bir orta saha oyuncusu 60 teknik ve taktik hareket yapmışsa görevini yerine getirememiş demektir. En az 100 tane yapmak zorunda.”

“Oyuncuları bilimsel tavsiyelere göre sıralarız” diyordu yardımcısı Anatoliy Zelentsov. “Teknik direktöre tavsiye vermekle kalmaz, argümanımızı sayılarla destekleriz.”
Lobanovski’nin yarattığı ikinci takım, 1986 Kupa Galipleri Kupası finalinde Atletico Madrid’i 3-0 yenip başarısını taçlandırmıştı. Blokhin’in golü, teknik adamın yürekten inandığı evrenselliğin en kusursuz biçimde dışavurumuydu. Futbol tarihinde çok az takım onlar kadar güçlü bir miras bırakabildi.

En iyi 11: Chanov, Bessonov, Kuznetsov, Baltacha, Demyanenko, Yakovenko, Yaremchuk, Zavarov, Rats, Belanov, Blokhin

FFT

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş