Türk futbolunun sorunsalı: Yabancı sınırı tartışması

Türk futbolunun sorunsalı: Yabancı sınırı tartışması

A milli futbol takımının kader maçında Ukrayna’da aldığı 2-0’lık mağlubiyet zaten tartışılan yabancı sınırı konusunu gündemin bir numaralı maddesi haline getirdi

Kebapçı Selahattin, Arda Turan ve yıllık ücret tartışmaları arasında daha fazla kalamayan ve milli takımdan istifa eden Fatih Terim’in yerine göreve getirilen Mircea Lucescu, daha ikinci basın toplantısında yabancı serbestliğinden dem vurmuş ve 14 yabancılı sistemde başarılı olmanın zorluğunu dile getirmişti. Rumen teknik adam gene olarak Türk futbolcuların yeterince oynama şansı bulamadığını belirtmiş ve şans bulamayan futbolcuların gelişimine zarar verildiğini belirtmişti. Buraya kadar her şey son derece klasik. Türkiye’de en azından senede bir patlak veren yabancı sınırı tartışmalarında kullanılan bütün argümanları kullanmış Sinyor Lucescu.

Türk futbolunun sorunsalı: Yabancı sınırı tartışması

Burak Yılmaz da mağdur arkadaşları için yabancı sınırı tartışmasına katıldı

Millli takım başarısıyla yabancı sınırını ilişkilendireceksek, başarılı milli takımların nasıl bir yabancı sınırı uyguladıklarına bir bakalım. Son Dünya Şampiyonu, yaptığı yatırımlar ve kurduğu altyapı sistemiyle diğer futbol ülkeleri tarafından taklit edilmeye çalışılan Almanya’da yabancı sınırı yok. Euro 2016’nın finalisti, 2018 Dünya Kupası’nın en büyük favorilerinden biri ve her sene çıkardığı yıldızlarla yeni bir ilk 11 kurabilecek Fransa’da Avrupa Birliği vatandaşı futbolcular yerli statüsünde, buna ek olarak 4 AB dışı futbolcu kadroya girebiliyor. İngiltere’de AB vatandaşı oyuncular serbest, AB vatandaşı olmayanlar için ise son sezonda milli takım maçlarında belli bir forma giyme yüzdesi aranıyor. İspanya’da da Avrupa Birliği vatandaşı futbolcular yerli statüsünde, AB dışı 3 futbolcu kadroya girebiliyor. Görüldüğü üzere Dünya Kupaları’nda ve Avrupa Şampiyonaları’nda iddialı olan ülkelerde son derece esnek yabancı sınırları var. 21. Yüzyıldaki teknolojik ilerlemenin bir sonucu olarak her alanda globalleşen bir dünyada halen pasaport konuşmak, gerçekten çok anlamsız.

En iyi örnek Cengiz Ünder

Aslında, yabancı sınırının 14’e çıktığı son iki senede sadece Anadolu kulüplerinin yaptığı transferlere bakarak bile lig kalitesinin ne denli arttığını gözlemleyebiliriz. Samuel Eto’o, Samir Nasri, Gael Clichy, Jeremy Menez, William Vainqueur, Emmanuel Badu, Asamoah Gyan ve Wagner Love gibi 4 büyüklerde rahatlıkla oynayabilecek kariyere sahip futbolcular Anadolu kulüplerine transfer oldu. Ligin değeri, yabancı sınırıyla oynanan son sezon 2014-15 göre ciddi oranda artış gösterdi. Bu durumda, Türk futbolcular daha sağlıklı bir rekabet ortamıyla beraber gelişebilirler. Bunun en güzel örneği Cengiz Ünder. Geçen sezonu Başakşehir’de 11 yabancının ilk 11’de oynatılabildiği bir ortamda geçiren 20 yaşındaki genç yıldız, gösterdiği performansla lige damgasını vurdu ve 13 milyon euro karşılığında Roma’ya transfer oldu. Aynı şekilde Trabzonspor’da Yusuf Yazıcı, Mehmet Ekici krizini çok iyi değerlendirdi ve ligin ikinci yarısında oynadığı oyuna milli takıma kadar yükselmeyi başardı. Ayrıca, bu yabancı sınırı kulüplere 14 yabancı ile kadro kurma dayatması yapmıyor. Altınordu örneğinde olduğu gibi 28 Türk oyuncu ile yapılanmak kağıt üzerinde mümkün.

Türk futbolunun sorunsalı: Yabancı sınırı tartışması

Caner Erkin milli forma ile

Ukrayna maçının ardından Burak Yılmaz’a yabancı sınırı ile ilgili fikirleri soruldu. 32 yaşındaki yıldız da, bir Türk olduğu için Türk futbolcuların forma giymesini istediğini ve bazı arkadaşlarının yabancı sınırı nedeniyle şans bulamadığı için 30-31 yaşında futbolu bırakmak zorunda kaldıklarını söyledi. Futbolun bir numaralı kuralı, hak edene formayı vermektir. Eğer takımlarında Burak’ın 30-31 yaşında futbolu bırakmak zorunda kalan arkadaşlarından daha iyi futbolcular varsa, onlar oynamalıdır. Sırf yabancı sınırı var diye 4 büyüklerde hak etmemesine rağmen forma giyen futbolculardansa, hak edenin formayı aldığı sistem herkes için daha adil ve faydalı. Ayrıca; 37 yaşındaki Emre Belözoğlu, 35 yaşındaki Yalçın Ayhan, 36 yaşındaki Selçuk Şahin ve daha birçok örnek, Süper Lig takımlarında şans buluyor ve iyi performans sergiliyorlar.

Velhasıl, iyi bir jenerasyon yakalamanın ve Türkiye’yi gururlandıracak bir milli takım kadrosu kurmanın yolu yabancı sayısını kısıtlamaktan veya yabancı kuralını değiştirmekten geçmiyor. İyibir altyapı sistemi kurmaktan, doğru scouting’den ve planlı bir yönetimden geçiyor. Zaten milli takım başarısı, yabancı oyuncu sayısını sınırlamaktan geçseydi, son Dünya Kupası şampiyonu Almanya değil, Türkiye olurdu.

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply