Ustalık | Frank Lampard

Frank Lampard, sezon dışında yaptığı nefes kesen koşuların, onu nasıl box-to-box bir yıldıza çevirdiğini FourFourTwo’ya anlatıyor

Premier Lig oyuncusu için sezon sonu dinlenmek mümkün mü?
Lig bittiğinde tatil yapmanın bir Premier Lig futbolcusu için önemli olduğunu düşünüyorum. Ama bu benim için pek mümkün değil. Yaz boyunca 3-4 hafta tatil yapar, futbol topundan uzak durup zihnimi ve bedenimi rahatlatarak bir denge yaratırım. Daha sonra, sezon öncesi kampına kadar hazır olacak şekilde birkaç hafta çalışırım. Uzun süre hareketsiz kalmamak çok önemli. Bedeninize bakmanız ve sezon öncesine hazır olduğunuzdan emin olmanız gerek. Aksi takdirde idmanda fiziksel olarak gerilediğiniz ortaya çıkabilir.

Dinlendiğin süre boyunca beslenme programına uydun mu?
Tatil yaparken de beslenme düzenime dikkat ediyordum. Bir kulüp çatısında düzenli olarak antrenman yapıyorsanız ya da büyük bir turnuvadaysanız beslenme düzeninizi kontrol altına almak kolaydır çünkü bütün yiyecek ve içecekleriniz profesyonel ekipler tarafından karşılanır. Ne zaman tatile gitsem kendime yeme konusunda özgürlük tanır yemeklerin tadını çıkarırım. çünkü sezon boyu böyle bir fırsatım olmayabilir. Bu rahatlamanıza yardımcı olur. Eğer rotanızdan çıkmayı göze alıyorsanız çok da uzaklaşmamalısınız.

Yaşın ilerledikçe sezon öncesinde sana zor gelmeye başlayan şeyler oldu mu?
Kesinlikle daha da zorlaştı. Sezon öncesini seven bir futbolcuydum. Koşmak, vücudumun sınırlarını zorlamak her zaman hoşuma gitmiştir. Sezon öncesi kamplar her zaman zordur ve sezon başlamadan önce sizi fit bir vücuda sokması gerekir. Kariyerimin son dönemlerinde sakatlıktan kurtulmam biraz daha zorlaştı. Aşırıya kaçmamaya özen göstermem gerekiyordu. Her zaman daha çabuk iyileşmenin yolunu arıyordum. Daha düzgün uyuyup, esneme hareketleri yapıp, buz banyosuna daha sık giriyordum.

Sahada fiziksel bir avantaj sağlayan özel antrenmanlar yaptın mı?
Çok genç yaşlarımdan itibaren, varmak istediğim seviyeye ulaşmak için ekstradan çalışmam gerektiğinin farkına varmıştım. Box-to-box bir orta saha oyuncusu olmayı istediğim için çok fazla koşuyordum. Bu yüzden box-to-box koşularını haftada 1 ya da 2 kez 8-10 tur yapıyordum. Sahanın bir ucundan bir ucuna en yüksek hızımda koşuyor ve kendimi baskı altında tutmak için turlar arasında çok az dinleniyordum. Daha sonra hız, dayanıklılık ve güç için bu koşuları kısa koşularla karışık yapıyordum. Sanki maçtaymışım gibi mekik koşusu yapıyor, oyundaki çeviklik ve hızlılığım üzerine çalışıyordum. Farklı mesafelerde 6 ya da 8 set koşuları yapıyordum, tıpkı orta sahada oynarken yaptığım gibi. Bu çalışmaları yaparsam, form açısından rakiplerimin bir adım önüne geçebileceğimi düşünürdüm.

Bu koşular arasında ne kadar dinleniyordun?
Ben biraz eski kafalıydım, dakika tutmuyordum. Box-to-box koşusu yaptıysam, ceza sahasına kadar olan yürüme süresi benim dinlenme sürem olurdu, bu da 12-15 saniye falan sürerdi. Koşu sürem de buna yakın olduğu için, dinlenme ve çalışma sürelerim yarı yarıya sayılırdı. Uzun süre dinlenmezdim çünkü kendimi, tıpkı bir maçtaymış gibi baskı altında hissetmek isterdim. Tüm koşu çalışmalarım 16 metrelik bir alanda gerçekleşirdi. Ceza sahasından korner çizgilerine koşar sonra da bunu 6-8 set yapmadan önce kısa bir süre dinlenirdim.

Gol rekorun neredeyse dünyanın en iyi golcüleri kadar iyiydi. Bitiriciliğini nasıl geliştirdin?
Kariyerim boyunca bitiriciliğim üzerinde çok fazla çalıştım. Gençken, sadece orta sahada durup, ara sıra takımı atağa kaldıran ama gol yollarında birebir etkili olmayan klasik bir orta saha olmamaya karar verdim. Bu tekniğe erişmek için çokça antrenman yapmam gerektiğini biliyordum. Ceza sahasına nasıl gireceğimi ve hangi anda gireceğime dair çalışmalar yaptım. Bunu da direkt olarak takım arkadaşlarımı gözlemleyerek, topu nereye kestiklerini görerek yaptım. Santrfor arkadaşlarımın topu nerede kontrol etmeyi sevdiklerini de görüp doğru zamanda doğru hamleyi yapacak yerde olmayı öğrendim. Bunların hepsi sık sık tekrarlanan zihinsel bir süreçti. Şut çekmeye gelirsek, her türlü son vuruş üzerine pratik yaptım. Ceza sahası dışından şutlar, içgüdüsel vuruşlar, ceza sahası içi dokunuşlar ve daha fazlası. İdman esnasında her zaman, topun ayağıma sert bir şekilde gönderilmesini isterim ki maç oynanırken de buna hazırlıklı olabileyim. Garanti pasları sevmem, baskı altında olmayı severim. Kale önündeki alanda bitiriciliğimi geliştirdim.

FFT Eylül

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş