YAZI | Başarıya giden yolda oyun içi iletişimin önemi

Taktik dehası bir teknik direktör, yıldız futbolcular, milyonlarca taraftar… Başarı için bunlar yeterli mi? Gelin, oyun içi iletişimin önemine birlikte göz atalım

Birbirinin ne yaptığından, bir sonraki hamleden, yaklaşan tehlikeden ya da alınacak önlemlerden haberi olmayan futbolcuların, başarıyı yakalayabilmesi mümkün müdür? Futbolda iletişim üzerine bu zamana kadar birçok kitap yazıldı ve bunların çoğunu ya akademisyenler, ya eski sporcular ya da teknik direktörler yazdı. Yalnızca saha içi değil, saha dışında da iletişimin önemi sık sık vurgulandı. Modern futboldaki en önemli sorun gibi gözükmese de, bir takımı başarıya taşıyan en temel unsur saha içi ve saha dışı iletişimdir. Özellikle oyun içi iletişimin doğru sağlanması ve istikrarlı bir şekilde uygulanması, başarıya giden yolda yetenek ve taktikten çok daha önce gelir.

Teknik direktör – Oyuncu iletişimi

Her ne kadar oyunun gidişatına yön veren isimler futbolcular gibi görünse de, orkestra şefi her zaman saha kenarındaki teknik direktördür. Oyuncuları maça hazırlayan, sahada uygulanacak taktiği gösteren, kimin nerede ve nasıl oynaması gerektiğini belirten isim odur. Her şey maç öncesi planlanır, idmanlar hocanın direktiflerine göre şekillenir. Maçın başlama düdüğüyle birlikte bütün takım, oyun planına göre hareket eder.

Fakat hocanın işi burada bitmez. Oyun içinde plana uymayan birisini görürse, ya kağıda yazıp yakınındaki oyuncuya vererek mesajı iletir ya da oyundaki 10 saniyelik duraklamadan bile faydalanarak oyuncuyu yanına çağırıp ona ne yapması gerektiğini anlatır. Bazen kenar çizgiden el-kol hareketleriyle takımın atağa kalkmasını, savunmaya geçmesini veya sakin bir şekilde topu ayaklarında tutmasını gösterir. Atağa çıkarken kaç oyuncunun geride kalması gerektiğini parmaklarıyla işaret eder veya defansın verdiği boşlukları uzaktan ve daha geniş açıdan kolayca tespit edebildiği için anında müdahale ederek bu alanın kapatılmasını söyler. Tüm bunlar, teknik direktörün oyun planını kontrol altında tutmasını sağlar ve takımın kopuk bir görüntü vermesinin önüne geçer. Bu iletişim süreci devamlılık arz eder. Yani hocayla başlayan iletişim, takım içinde de aynı doğrultuda devam etmelidir.

Aynı alandaki oyuncuların iletişimi

Birinci, ikinci ve üçüncü bölgedeki oyuncuların birbirleriyle olan iletişimi, oyunun gidişatı açısından oldukça mühimdir. Birinci bölgedeki defans oyuncuları, alan veya adam savunmasının yapılması gerektiğini gerek vücut diliyle gerekse de takım arkadaşına bağırarak iletir. Kaleye sırtı dönük defans oyuncusunun topu taca veya kornere bırakması, en yakındaki takım arkadaşının uyarmasıyla mümkün kılınabilir. Rakip takımın, ceza sahasına gönderdiği bir topta kalecinin mi yoksa defans oyuncusunun mu hamle yapacağı, yine oyuncular arasındaki iletişimle belirlenir. Stoper ve beklerin, kaleciyle olan iletişimi takım savunması açısından kritiktir ve bu oyuncular arasındaki herhangi bir anlaşmazlık pahalıya mâl olabilir.

Oyun kurucu ve arkadaşlarının, atağa kalkarken takımın yönünü belirlemede mutlaka iletişim halinde olması gerekmektedir. Hücumcular için alan yaratmak, oyunu genişletmek ve dar alandan çıkmak yine buna bağlıdır. Uygun pozisyonda olan oyuncu topu ayağına almak için, topa sahip olan takım arkadaşına bir işarette bulunmalıdır. Kanatlardan rakibin ceza sahasına yapılacak ortada, orta yapılacak oyuncunun pozisyona hazırlanması için yine bir işaretle uyarılmalıdır.  Tüm bunlar,  saha dışında yapılan antrenmanlar ve toplantılarda çalışılmalıdır.

Kaleci

Saha içinde bir liderin bulunması, bu iletişim hattının daha kuvvetli bir şekilde kontrol edilmesini kolaylaştırır. Ve bu liderin, yani kaptanın, oyunu en geriden gören ve taktiksel anlamda en iyi pozisyonda duran kalecinin olması büyük bir avantajdır. Dünyanın en başarılı kulüplerinden biri olan Bayern Münih’i ele alırsak; Manuel Neuer’in kaptanlığı, takımın organize atak geliştirmesinde ve sezon boyunca az gol yemesinde büyük bir pay sahibidir.

Bir kornerde veya serbest vuruşta kalecilerin hareketlerine dikkatlice bakın: Elleri kolları havada, barajdaki veya savunmadaki oyunculara direktif verip nerede durmaların gerektiğini, hangi adamı marke etmeleri gerektiğini gösterir veya söyler. Kaleye doğru yaklaşan topta, yukarıda tekrarlandığı gibi, defans oyuncusunun mu yoksa kalecinin mi müdahale edeceği ufacık bir işaretle veya tepkiyle belirtilebilir ve tehlike önlenebilir. Ne yazık ki bu ikilinin anlaşmazlığı sonucu yenen gollere çok kez şahit olmuşuzdur.

Sağlam iletişim, takım disiplini ve oyun planının domino taşıdır. Aynı dili konuşmayan 11 oyuncunun dahi sağlıklı bir iletişim kurabilmesi mümkündür. Çünkü iletişim, yalnızca sözcüklerden ibaret değildir. Bir Avustralyalı yazar olan Peter Drucker şöyle demiştir: “İletişimdeki en önemli unsur söylenmeyenleri duymaktır.”

Yazı: Rezzan Yetiş

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş