Yazı | İngilizlerin ‘futbolu en iyi biz biliyoruz’ inadı kırıldı mı?

Futbola bakış açısı ve yenilikler, İngiltere futbolunda devrim yaratıyor!

Premier Lig’in an itibari ile ilk 10 sıradaki takımların teknik direktörlerinin İngiliz olmamaları şaşırtıcı değil mi ?

-Jürgen Klopp – Almanya
-Pep Guardiola – İspanya
-Mauricio Pochettino – Arjantin
-Unai Emery – İspanya
-Ole Gunnar Solskjaer – Norveç
-Maurizio Sarri – İtalya
-Nuno Espirito Santo – Portekiz
-Javi Garcia –İspanya
-Manuel Pellegrini- Şili
-Brandon Rodgers – İrlanda

Şu anda aktif olarak çalışmasa da Premier Lig’de etkileri büyük olan Mourinho ve Conte’den bahsetmemek olmaz. Mourinho’dan ‘park the bus’, Conte’den İtalyan işi saha dizilişler lige çok ayrı hava kattı.

Ligi domine eden antrenörlerin hiçbirisi İngiliz değil. Durum tamamı ile İngilizlerin çaresiz kalması ve “futbolu biz biliyoruz” inatlarından vazgeçip işi bilenlere teslim etmesi ile ilgili. Klasik İngiliz futbolu, kanat ortaları ve uzaktan şutlar üzerine kuruluyken, bugünlerde geriden oyun kurma ve ceza sahası etrafındaki paslar üzerine kurulu. Daha az şut çekildiği halde neden daha çok gol olduğu üzerine makaleler bile yazılıyor. Sonuçlardan daha çok istatistikler, topa sahip olmalar konuşulmaya başlandı. Burada en büyük pay yine onların! Zirvede olabilmek adına inatlarından vazgeçip, doğruyu bulmak için teknik direktör transfer ettiler. Akıl satın aldılar!

İngiltere dışından gelen antrenörlerin artışından sonra İngiltere Milli Takımı’nın, bir nebze toparlanmasındaki etkileri de oldu. Farklı kültürlerden gelen antrenörler ile oyuncular, farklı antrenman metotları, farklı saha dizilişleri, farklı savunma tarzları ile kendilerinin bile farkında olmadıkları yönlerini keşfettiler ve özgüvenleri artmaya başladı. Bu özgüven artışı İngiltere Milli Takımı’na da olumlu yönde yansıdı ve toparlanma süreci başladı. Southgate gençlere olan güvenini her kadro seçiminde gösteriyor. Aranan altın jenerasyon çok uzakta değil!

Leeds United gibi köklü bir kulübün, üst üste gelen başarısız sezonlardan sonra kulübün anahtarlarını Bielsa’ya teslim edip seneler sonra Premier Lig’e bu kadar yaklaşmaları tesadüf değil. 15 Haziran 2018 tarihinde ‘Bielsa Leeds United teknik direktörü oldu’ haberini gördüğümde haberin gerçek olmadığını düşündüm. Bir sayfanın prim yapmak için böyle bir haber uyduruğunu sandım ve sonrasında küçük bir araştırmadan sonra gerçek olduğunu öğrendim. Bir Bielsa hastası olarak bu haber beni öncelikle tedirgin etti çünkü hiçbir anlam veremedim. Günlerce kafa yorduktan sonra Leeds United’ın işi bilen birine, Bielsa’nın ise işine karışılmadan çalışacağı ve söz dinleyen genç oyuncuların fazla olduğu bir kulübe ihtiyacı olduğu fikri aklıma yattı. Yöneticilerin değil işine karışmak, tesislerin önünden geçmediğine eminim. İşler de yolunda gidiyor gibi görünüyor. Umarım sezon sonunda kupa ellerinde yükselirken o nadir gördüğümüz güler yüzünü görürüz. Uzun lafın kısası Championship bile dışarıdan akıl almaya mecbur kaldı.

Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali’nde 4, UEFA Avrupa Ligi Çeyrek Finali’nde 2 İngiliz takımı!

Tüm bu anlattıklarımızla beraber gelen yükseliş, kulüplerin Avrupa arenasındaki ilerleyişinde de etkili oldu. Guardiola’nın, ‘Şampiyonlar Ligi’nde sadece Barcelona ile var olmadım’ tezini kanıtlama isteği, Klopp’un ‘Bayern Munich’e karşı ekstra motivasyonu’ gibi hikayeler barındırıyor. Kupayı bu sene bir İngiliz takımının alması, tüm bu yenilenme ve değişim süreci açısından harika olacaktır.

Genç İngilizlerin, geçmişin aksine İngiltere dışına daha çok çıkarak kendilerini kanıtlama çabalarının sebepleri

Premier Lig’in marka değeri ve ekonomik olarak iyice büyümesi ile beraber, dünya genelindeki özel oyuncular da bu lige akın etmeye başladı. Aşığı olduğum o İngiliz akademilerinden yetişen gençlerin şans bulmaları açısından çok da iyi olmadı. Genç oyuncularının yeteneklerine güvenen ancak şans veremeyen kulüpler ise oyuncuları kiraya vermek ya da sözleşmelerinde daha sonra sabit bir ücretle geri alabilmek şartıyla İngiltere dışına göndermeye başladılar. İyi tarafından bakmaya devam ediyorum. Farklı oyun tarzları, antrenman metotları ve saha dizilişlerini genç yaşta öğrenmeleri, Premier Lig’e dönüşlerinde onları daha özel ve daha güçlü kılacaktır.

Yazı: Arda TEKİN

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş