YAZI | Jamie Richard Vardy

Sizler onu, Leicester City’ nin mucizeler yarattığı sezondan gayet iyi tanıyorsunuz. Leicester’ın şampiyonluğunda en büyük paylardan birine sahip olan Vardy’nin, bir fabrika işçiliğinden, Dünya Kupasına kadar uzanan yolculuğuna tanık olmak isterseniz; sizleri şöyle alalım..

11 Ocak 1987’ de İngiltere, Sheffield’da dünyaya gelmişti. Ailesi uzun süre boyunca yoksullukla mücadele etmişti. Baba Richard, vinç şoförlüğü yaparken, anne Lisa ise bir firmada sekreter olarak çalışıyordu.

Jamie futbol hayatına atılmadan önce pek de parlak bir akademik kariyere sahip değildi. Zamanının çoğunu futbol oynayarak geçiren sarışın genç, 16 yaşına geldiğinde yerel futbol takımlarında forma giymeyi umuyordu. Doğduğu şehrin takımı olan Sheffield Wednesday tarafından yeterince iyi olmadığı için reddedilmişti. Kendisi için hayal kırıklığı olan bu karardan sonra Jamie’nin futbolcu olma hayalleri adeta suya düşmüştü.

Bu karardan sonra, içinde bulunduğu hayat şartları nedeniyle çalışmak zorunda olduğunu biliyordu. 2003 yılına gelindiğinde, hafta içi yoğun bir mesaiyle fabrikada işçi olarak çalışan Jamie, hafta sonları Stockbridge Park’ ta top koşturmaya başlamıştı. Ne kadar suya düşen hayalleri olsa da, o her zaman içindeki futbol aşkını yaşatmaya devam etti.

Stockbridge Park’ dan haftada 30 pounddan az kazanıyordu belki ama onun için oynadığı top çok daha önem arz ediyordu. Kendisini kutsanmış hissettiği için, başka hiçbir şeyin onun için bir anlamı yoktu.

Gençlik kariyerini, 2002 yılında sancılı Sheffield Wednesday kariyeriyle başlatan Vardy, 2003-07 yılları arasında Stocksbridge Park Steels’ da ibreyi kendine döndürmüştü. 2007-10 seneleri arasındaki Steels kariyerinde ise artık tam donanımlı bir santrfor olmuştu. Attığı 55 gol kendisine Halifax Town forması giydirtmişti. Halifax Town formasıyla 37 maçta 26 gol attı. Bir sezon boyunca istikrarlı çıkışını sürdürdüğü için takım oyuncuları tarafından “Yılın Oyuncusu” seçildi.

Jamie Vardy yaşadığı bu peri masalına başarılar eklemeye devam ediyordu. Bu başarılar da onun futbol gelişimiyle doğru orantıda ilerlediği için, kariyer basamaklarını hızlı hızlı çıkmasına olanak sağladı. Ağustos 2011’de Conference Premier takımlarından Fleetwood Town’a transfer oldu ve bu takımıyla ilk sezonunda 36 maçta 31 gol atarak hem takımının ligde şampiyon olup bir üst lige yükselmesinde çok önemli bir katkısı oldu, hem de ligde gol kralı oldu. Takımı ise onu yine “Yılın Oyuncusu” ödülüyle onurlandıracaktı.

İşte tam da bu noktadan sonra hayatının en güzel günleri başlayacaktı. Leicester City, Jamie Vardy’yi 17 Mayıs 2012 tarihinde 1 milyon pound karşılığında kadrosuna kattı. 3 yıllık sözleşmeye imza attıktan sonraki ilk senesi tam olarak istediği gibi geçmedi. Leicester’daki ilk sezonunda 29 maça çıktı ve 5 gol 4 asistlik performans sergiledi. Bu performansı sonucunda, Leicester taraftarları tarafından eleştirilere maruz kalması onu asla yıldırmadı. Çünkü teknik ekibinden Nigel Pearson ile baş antrenör Craig Shakespeare, Vardy’e destek çıktı ve güven verdi. O ise her zaman en iyi yaptığı şeyi yapması gerektiğini biliyordu; azimli ve sabırlı çalışmak.

Her şeyi bir kenara bırakıp yeni sezona durmadan hazırlanmaya devam ediyordu. Çünkü Leicester, geride bıraktıkları sezonu 68 puanla 6’ncı sırada tamamlamış, ve trajik bir şekilde Play-offlarda dörtlü sistemde 3’üncü sırada yer almıştı.

Artık Vardy ve arkadaşlarının tek bir hedefi vardı; Championship’te şampiyon olup Premier Lig’e yükselmek. Nitekim sezonun ilk maçı olan Middlesbrough – Leicester maçında 1 gol atan Jamie, oynayacağı oyunun sinyalini vermiş oldu.

Maçlar devam ettikçe Jamie gol attı, gol attıkça Leicester City yükselmeye devam etti. Tarihler 29 Aralık 2013 ü gösterdiğinde Jamie Vardy 7 gol 7 asiste ulaşmış, Leicester ise 49 puanla zirvenin sahibi olmuştu. Öyle bir zirveydi ki bu, sezon bitimine kadar 1’inci sıradan aşağı inmemişlerdi. Sezon bittiğinde takım olarak inandıkları şey yaşanıyordu. Evet, Leicester City Championship şampiyonu olmuştu. Bu şampiyonluğa ana kahramanımız olan Jamie, 16 gol ve 10 asistle katkıda bulunmuştu. Bu performansı ona önceki kulüplerinde olduğu gibi, kendi takım arkadaşları tarafından “Yılın Oyuncusu” ödülünü kazandırdı. Jamie için bir rutin haline dönüşen bu başarı artık sıradan bir hale gelmişti.

Ödüller bitmek bilmiyordu. 14 Ağustos 2014 tarihinde kulübü, sözleşmesini 2018 yılına kadar uzatmak istiyordu. Jamie ise zamanında 1 milyon pound karşılığı kendisini transfer eden Leicester’a vefasını, sözleşmesini uzatarak ortaya koymuştu.

Bir yandan sözleşme görüşmeleri, diğer yandan uğraştığı hafif sakatlık Vardy’nin yoğun bir yaz dönemi geçirmesine neden olmuştu. İlk 2 Premier Lig maçını bu sakatlığından dolayı kaçırmıştı. 31 Ağustos 2014 tarihinde, 1-1 berabere biten Arsenal maçında kariyerindeki ilk Premier League maçına çıktı. Lakin ilk Premier League golü için bir ay daha beklemesi gerekiyordu.

Tarihler 21 Eylül 2014 ü gösterdiğinde Leicester City takımı, King Power Stadyumu’ a İngiliz devi Manchester United ile karşılaşmak için gelmişti. Maç epey hızlı başlamıştı. Dakikalar 12 yi gösterdiğinde Manu 1-0 öne geçiyordu. Tam 3 dakika sonra Leicester cephesine bir şok daha yaşatan isim di Maria oluyor ve takımını 2-0 öne geçiren golü atıyordu. Muhteşem başlayan maç, muhteşem devam ederken 1 dakika sonra Jamie Vardy, sağ çaprazdan ortalayarak Ulloa’ ya asistini yapmıştı. İlk yarı 2-1 Manchester United üstünlüğüyle sona erdikten sonra dakikalar 56 yı gösterdiğinde Herrera takımını iki farklı üstünlüğe taşımıştı. Umutların tükendiği anda sahneye Jamie Vardy çıkmıştı. Takımına kazandırdığı penaltıyla farkı 1 e indirten Vardy, 3 dakika sonra ufak bir dokunuşla Esteban Cambiasso’ ya bir asist daha yaparak durumu berabere getirtmişti. 78. dakikada muhteşem bir sprint ve harika bir bitiricilik ile takımını 4-3 öne geçiren Jamie Vardy, 4 dakika sonra bir penaltı daha kazanarak Leicester’ ın Manchester United karşısında galip gelmesini sağlıyordu. Maç sonunda övgülerin bir çoğu bu hırs dolu adama gitmişti bile.

Yaşadığı ve yaşattığı bu harika performans ne yazık ki devamlı olamamıştı. Sezon biterken Jamie 5 gol 10 asistlik bir performans sergilemiş, Leicester City ise ligi 14. Sırada 41 puan ile bitirmişti.

2015-2016 sezonu geldiğinde Jamie Vardy harika bir çıkış yakalayarak Eylül ayı sonunda ligde 7 gole ulaştı. 21 Kasım 2015 tarihinde ise, 3-0 kazanılan Newcastle United maçında gol atarak, Ruud van Nistelrooy’un “Üst üste 10 maçta da gol atma” rekorunu egale etti.28 Kasım 2015 tarihinde ise, 1-1 biten Manchester United maçında da gol attı ve böylece, önceki hafta yakaladığı Nistelrooy’un rekorunu kırmış oldu. Vardy, Ekim ve Kasım aylarında ligde “Ayın Futbolcusu” ödülünü kazandı.

Art arda gelen bu bireysel başarılar, aynı zamanda Leicester City’ nin de başarısına katkı sağlıyordu. Vardy attıkça Leicester kazanıyor, mucizevi bir şekilde ligin üst sıralarına doğru tırmanılıyordu. Performansıyla paralel olarak Vardy’ nin değeri 2.1 milyon pounddan 18.8 milyon pounda kadar çıktı.

Takımın teknik direktörü Claudio Ranieri’ye göre ise, kendisi “paha biçilemez” bir oyuncuydu. 2 Şubat 2016 tarihinde 2-0 kazandıkları Liverpool maçında attığı gol, Jürgen Klopp tarafından “Dünya klasında bir gol” olarak ifade edildi. Bundan dört gün sonra Leicester ile sözleşmesini 2019’a kadar uzatan Vardy, sözleşme gereği haftada 80 bin pound maaş alacaktı. Vardy, sezonu 24 golle tamamladı ve Leicester’ın tarihinde ilk defa Premier League şampiyonu olmasında çok önemli bir pay sahibi oldu. Bu 24 gol, ligde “Yılın Takımı”, Futbol Yazarları Derneği tarafından “Yılın Futbolcusu” ve ligde “Yılın Futbolcusu” ödüllerini kazandırdı.

Milli takım kariyerine gelinecek olursa, Vardy, 21 Mayıs 2015 tarihinde İngiltere millî takımına davet edildi ve millî formayı ilk kez; 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası elemeleri mücadelesinde İrlanda karşısında giydi. Millî forma altındaki ilk golünü ise; 26 Mart 2016 tarihinde 3-2 kazandıkları maçta, Almanya karşısında attı. Vardy, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası turnuvası için millî kadroya davet edildi ve turnuvadaki tek golünü; 16 Haziran 2016 tarihinde, 2-1 kazandıkları Galler maçında attı.

Hayali bile heyecan verici değil mi? Bir fabrikada çalışıyorsunuz, sadece hafta sonları amatör bir kulüpte top koşturuyorsunuz ve Dünya Kupası’ nda oynama hayalinizi hiçbir zaman kaybetmiyorsunuz. Jamie Vardy en başından beri buna inandı, inancının ve çok çalışmanın meyvesini, Dünya Kupası aday kadrosuna seçilerek almış oldu. 18 Haziran 2018’ de, Gareth Southgate görev verdiği takdirde hayalini gerçekleştirecek. Umarım bizler de bu başarı abidesinin o gurur dolu anlarına tanıklık edebiliriz.

Yazı: Burak Ay

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply